Bazı Vedalar Sessiz Biter
Fikret Arda Bulut
•
•
11 dk okuma
Evet o gün gelmişti sanırım artık herkesin istediği olmuştu onun savaşı bitmişti kafasında susturamadığı kalbinde yenemediği o savaş sonunda son bulmuştu bazı hikayeler büyük sözlerle başlamazdı bazen sadece bir bakışla başlardı o da onu ilk gördüğü an anlamıştı hayatında bir şeylerin eskisi gibi kalmayacağını ilk sesini duyduğu an içindeki bütün duvarların yavaş yavaş yıkıldığını hissetmişti.
Hani derler ya ilk görüşte aşk yoktur diye meğer varmış insan bunu yaşayarak öğreniyormuş o da bunu yaşayarak öğrendi ve o günden sonra başka biri olmak istedi nasıl konuşsam nasıl davransam nasıl mutlu etsem diye düşünür oldu içinde kıpır kıpır duran bir çocuk vardı sanki yıllardır beklediği o huzuru sonunda bulmuş gibiydi.
Bir Bakışla Başlayan Yolculuk
Sonra bazı şeyler oldu durması gerektiğini düşündü ama kader ona dur demedi devam et dedi o da devam etti konuştular güldüler sustular yine de anlaştılar onun için her şey güzeldi çünkü bazı insanlar sadece hayatına girmez insanın içindeki kırılmış yerleri de sessizce onarır.
İlk kahveyi unutmadı ilk kahvaltıyı unutmadı ilk beraber gülüşlerini unutmadı ona uzatılan bir şeyi kaldırıp attığı o anı ve buna birlikte gülmelerini hiç unutmadı insan bazı şeyleri unutamazmış bunu o da çok geç anladı bir zamanlar buna kızardı nasıl unutulmaz derdi ama şimdi en küçük detay bile kalbinin bir yerinde hâlâ ilk günkü gibi duruyordu.
Bazı insanlar sadece sevilmez insanın içinde en güzel yere saklanır ve ne kadar zaman geçerse geçsin oradan hiç çıkmaz.
Onu Görünce Değişen Her Şey
Onu dışarıda gördüğü gün ne kadar heyecanlandığını kimse bilmedi belki de kendi bile tam anlatamadı gel bırakayım dedi ama aslında o cümlenin içinde bırakmak değil yanında biraz daha kalmak vardı dolaştılar şarkılar dinlediler zaman geçti ilk sarıldığı an içindeki o çocuk eline şeker verilmiş gibi sevinmişti bazı mutluluklar dışarıdan küçük görünür ama insanın içinde koca bir ömür gibi yer eder.
Hasta olduğunu öğrendiğinde bile içi rahat etmedi çalışırken tatlı bir yalanla işten çıkıp yanına gitti çünkü onun canı yanarken kendisi yerinde duramıyordu sonra yerleri ayrıldı o haberi aldığında sanki iş yeri değişen o değil de kendisiydi sanki ailesinden kötü bir haber almış gibi içine bir ağırlık çökmüştü.
Halletmeye çalıştı olmadı onu yeni iş yerine ilk götürdüğü gün canı çok yandı çünkü beraber konuşarak gittikleri yolu geri dönerken tek yürümek ona eksilmiş gibi hissettirdi yine de her şeyi hallederiz dedi bunu da hallederiz dedi çünkü insan sevdiğini kaybetmemek için bazen kendi yorgunluğunu bile görmezden gelir.
Mutluluğun İçinde Saklanan Veda
O işten ayrıldığında orada kalması için bir sebep de kalmamıştı çünkü bazı yerleri güzel yapan duvarları masaları ışıkları değildir orada beraber olduğun insandır sonra başka bir şubeye geçtiğinde onun da onunla çıkıp gelmesi içindeki bütün karanlığı bir anlığına susturmuştu başka bir işe geçtiğinde sürpriz yapıp gelmesi ise tarif edemeyeceği bir mutluluktu.
Bazı anlar vardır insan onları anlatamaz sadece hatırladıkça gözleri dolar sıkıntılar oldu kırgınlıklar oldu susmalar oldu ama o her seferinde hallederiz dedi çünkü onu kaybetmek istemiyordu hayatında onu bu kadar mutlu eden onu bu kadar destekleyen onu bu kadar iyi hissettiren tek kişiydi.
Güzelliğini anlatmaya kelimeler yetmezdi ama insan bazen en güzel şeyi anlatırken değil kaybederken sessizleşirmiş sonra araya bir soğukluk girdi bir mesafe girdi yine de o hallederiz dedi biz bunu da çözeriz dedi ama bazı şeyler bitmişti ve o her ne kadar kabul etmek istemese de artık eski onlar yoktu.
Bazen insan vazgeçtiği için değil daha fazla parçalanmamak için susar.
Eski Onlar Artık Yoktu
Eski konuşmalar eski gülüşler eski heyecanlar bir yerlerde kalmıştı o yine de bekledi bir umut dedi ya olursa ya eskisi gibi olursa ya bir gün yeniden aynı sıcaklıkla konuşurlarsa ama bazı mesafeler kilometreyle ölçülmez bazı soğukluklar insanın kalbinin tam ortasına yerleşir ve bir daha eskisi gibi ısınmaz.
O onun çok güzel güldüğünü hiç unutmadı çok güzel sinirlendiğini anlamadığı bir konuda anlamış gibi kafa sallayışını yeni uyandığında kısık gözlerle bakışını hiçbir zaman unutmadı belki başkaları bunları sıradan sanır ama seven insan için bunlar bir ömür saklanacak detaylardı.
Eğer bir gün bu yazıyı sonuna kadar okursa bilsin ki birinin hayatında gerçekten güzel bir yer bıraktı birinin içindeki en temiz tarafına dokundu birinin kendini değiştirme sebebi oldu birinin en yorgun zamanlarında bile gülümseme nedeni oldu ve belki de en acısı birinin en çok sevdiği şey aynı zamanda en büyük vedası oldu.
Son Kez İçinden Geçenler
Onun savaşı artık bitti çünkü insan bazen unutmak istediği için değil hatırladıkça canı daha çok yandığı için gider bazen sevgisi bittiği için değil sevgisinin karşısında artık duracak bir yer bulamadığı için kendini geri çeker.
O yine de kötü bir şey dilemedi hayatına hep güzel insanlar çıksın istedi hasta olduğunda ilaçlarını aksatmasın düzenli su içsin geceleri çok geç uyumasın istedi çünkü bazı sevgiler bitse bile merakı bitmez bazı insanlar uzaklaşsa bile içindeki dua eksilmez.
Her şey için minnettar kaldı hayatına dokunduğu için teşekkür etti en güzel günlerinin bir yerinde onun adı vardı en acı vedasının içinde de yine onun izi kaldı ve artık söyleyebileceği son şey şuydu kendine iyi bak inatçı keçi.
Not seni seven maymuncuk
Fikret Arda Bulut
Yazılım Geliştiricisi & Teknik Blogger
Merhaba! Ben Fikret Arda. Çocukluğumdan bu yana teknolojiyle iç içe olan, yazılım geliştirme ve dijital üretim alanlarında kendini sürekli geliştirmeye çalışan bir freelance yazılımcı, blogger ve yazarım. Küçük yaşlardan itibaren bilgisayarlarla kurduğum bağ, zamanla üretmeye, öğrenmeye ve öğrendiklerimi paylaşmaya dönüşen bir yolculuğa evrildi.
Lise eğitimimi Yazılım Geliştirme alanında tamamladım. Bu süreçte yazılımın temel yapılarını, algoritmik düşünme mantığını ve problem çözme becerilerini öğrenme fırsatı buldum. Eğitimim boyunca ve sonrasında, bireysel çalışmalarımın yanı sıra dijital medya ve teknoloji odaklı çeşitli projelerde yer alarak hem teknik altyapımı hem de pratik deneyimimi geliştirdim.
Freelance çalışma modelini tercih etmemin temel nedeni; projelere daha yakından odaklanabilmek, ihtiyaçlara özel çözümler üretebilmek ve sürecin her aşamasında doğrudan iletişim kurabilmektir. Yazılımı yalnızca kod yazmak olarak değil, bir fikri işlevsel ve sürdürülebilir bir ürüne dönüştürme süreci olarak görüyorum.
Bu blog, uzun süredir ilgi duyduğum yazılım ve dijital dünya etrafında edindiğim deneyimleri, karşılaştığım sorunları, öğrendiklerimi ve zaman zaman ilham veren fikirleri paylaştığım kişisel alanım. Amacım; hem kendi gelişim yolculuğumu belgelemek hem de benzer alanlara ilgi duyan kişilerle bilgi alışverişinde bulunmak. İçeriklerimde samimi, sade ve gerçekçi bir anlatımı benimsemeye özen gösteriyorum.